Archive for: Ocak 2012

17. Ulusal Psikoloji Kongresi

Değerli Psikoloji Akademisyenleri, Psikologlar ve Psikoloji Öğrencileri,

25-28 Nisan 2012 tarihinde gerçekleşecek olan 17. Ulusal Psikoloji Kongresi´ne Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü ev sahipliği yapacaktır.

Düzenleme Kurulu olarak bilimsel içeriği son derece zengin olan bir program hazırlığı içindeyiz.  Kongremize yurtdışından ve yurtiçinden konusunda uzman değerli bilim insanları davet edilmiştir. Davetli konuşmacılarımıza ilişkin bilgilere konferans web sitemizden ulaşabilirsiniz.

Bilimsel programın oluşturulması için sistemimiz 18 Ekim 2011´de kullanımınıza açılmıştır. Panel, sözel bildiri, poster sunumu ve çalışma grubu önerileriniz bu tarihten itibaren değerlendirmeye alınacaktır. 15 Aralık 2011 bildiri özet gönderimi için son başvuru tarihi olarak belirlenmiştir.

Kongre kayıt takvimi ve koşulları da websitemizde ilan edilmiştir.

Kongremizin hazırlıklarıyla ilgili tüm bilgilere www.psikon2012.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Ali İ. Tekcan
Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı

Davetli Konuşmacılar

Doç. Dr. Özlem AYDUK
University of California, Berkeley
Sosyal/Kişilik Psikolojisi

Doç. Dr. Özlem Ayduk, 1992 yılında, Boğaziçi Üniversitesi, Psikoloji ile Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinden mezun olmuştur. Bunu izleyerek, A.B.D.’nin New York kentindeki Columbia Üniversite’sinden Psikoloji dalında 1995 yılında yüksek lisans ve 1999 yılında da doktora derecelerini kazanmıştır. 1999 – 2002 yılları arasında Columbia Üniversite’sinde doktorasonrası araştırmacı olarak görev yapmıştır.  2002 tarihinden beri University of California, Berkeley’de Sosyal/Kişilik Psikolojisi alanında öğretim üyesidir.  Doç.Dr.Ayduk, yakın ilişkilerde sosyal biliş, reddedilme duyarlılığı, özdeğerlilik, saldırganlık, kendini düzenleme gibi konularda çalışmalarını sürdürmektedir.  Bu konularda 50’yi aşkın üstün nitelikte, evrensel değeri olan bilimsel yayını bulunmaktadır.  Journal of Personality and Social Psychology ve Journal of Research in Personality gibi seçkin uluslararası bilimsel dergilerin editör kurulunda yer almıştır.

Davetli Konuşmacılar


Prof. Dr. Pamela COLE

Pennsylvania State University
Klinik Psikoloji

Prof. Dr. Pamela Cole, Pennsylvania State Universite’sinde Klinik Psikoloji Profesörüdür.  2001-2003 yılları arasında, Pennsylvania State Universitesi Çocuk Araştırma Merkez’inin yöneticisi olarak görev almıştır.  2004 yılından beri bu merkezdeki Erken Çocukluk Ruh Sağlığı Araştırma ve Eğitim Programı’nın yöneticisidir. Prof.Dr.Cole’un temel ilgi alanı erken çocukluk dönemindeki duygusal gelişim ve davranış sorunlarıdır. Özellikle de çocukların duygu düzenleme becerisi, dil ve dikkat gelişimi ile anne-çocuk ilişkisinin çocuk ruh sağlığı önemi üzerine araştırmalar yapmaktadır.  Prof.Dr. Cole, duygusal gelişimde kültürlerarası farklılıkları da inceleyen çalışmalar yürütmektedir.  Tüm bu çalışmaları çok nitelikli uluslararası dergilerde yayınlamıştır. Child Development,  Developmental Psychology ve Psychological Bulletin gibi bilimsel dergilerin editör kurulunda yer almıştır.

 Prof. Dr. Michael A. HOGG

Claremont Graduate University
Sosyal Psikoloji

Prof. Dr. Michael A. Hogg, Claremont Graduate Üniversitesi’nde Sosyal Psikoloji Profesörüdür. Aynı zamanda Kent Üniversitesi ve Queensland Üniversitesi’nde de Sosyal Psikoloji Fahri Profesörlüğü bulunmaktadır. 2010 yılında kişilik ve sosyal psikoloji alanlarına yaptığı olağanüstü katkılardan dolayı SPSP (the Society for Personality and Social Psychology) tarafından “Carol ve Ed Diener Sosyal Psikoloji Ödülü”ne layık görülen Hogg’un, gruplararası ilişkiler ve sosyal kimlik teorileri üzerine 300’den fazla bilimsel yayını bulunmaktadır. Journal of Experimental Social Psychology isimli dergide uzun süre yardımcı editörlük yapmış olmasının yanısıra, Dominic Abrams ile birlikte Group Processes and Intergroup Relations isimli dergiyi kurmuş olan Hogg, aynı derginin genel editörlüğünü de üstlenmiş ve alanın önde gelen diğer dergilerinde de misafir editörlük yapmıştır. Kendisi, aynı zamanda Society of Experimental Social Psychology’nin yürütme kurulunda görev almaktadır. 2012 yılında bu kurulun yardımcı başkanı, 2013 yılında ise yeni genel başkanı olacaktır. Michael A. Hogg, son zamanlarda çalışmalarını kimlik ve liderlik süreçleri ile belirsizlik ve gruplarda aşırılık üzerine yoğunlaştırmıştır.


Prof .Dr. Gonca SOYGÜT

Hacettepe Üniversitesi 
Klinik Psikoloji

Prof. Dr.Gonca Soygüt, 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi’nden psikoloji lisans, 1989 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden klinik psikoloji alanında uzmanlık, 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi’nden klinik psikoloji alanında doktora derecesi almıştır. 1988-1992 yılları arasında GÜTF Psikiyatri A.B.D.’de klinik psikolog olarak uygulama alanında görev yapmıştır. 1992 yılından beri Hacettepe Üniversitesi psikoloji bölümünde çalışmaktadır.  1997-1998 yılları arasında, TÜBA Doktora sonrası araştırma bursu kapsamında, New School for Social Reasearch’de (New York Şehri, ABD) klinik psikoloji öğretim üyelerinden J.Safran ile birlikte araştırma faaliyetleri sürdürmüş, doktora programındaki derslere ve Beth Israel Hastanesi Psikoterapi Araştırmaları Merkezi’nde, J.Safran ve C.Muran koordinatörlüğünde yürütülen araştırma toplantılarına devam etmiştir. Doktora tez çalışmasından itibaren başlıca ilgi alanı, erken dönem/kişilerarası şemaların değerlendirilmesi, şema odaklı psikoterapiler bağlamında değişim,  erken dönem yaşantılar, terapötik ittifak ve psikoterapide etkililik değişkenleri açısından psikoterapi süreç ve sonuç araştırmalarıdır.  Belirtilen çalışmaları, HÜ-BAB ve TÜBİTAK-SOBAG proje destekleri ile kurmuş olduğu Hacettepe Üniversitesi Psikoterapi Araştırmaları Laboratuarı (HÜ-PAL)’de yürütmektedir.  Türk Psikoloji Dergisi’nde yayın kurulu üyesi olarak görev almıştır. Üyesi olduğu “International Society for  Schema Therapy (ISST)” tarafından sertifikalandırılmış şema terapistidir. Ayrıca, European Federation of Psychologist’s Associations (EFPA) tarafından tanınan psikoterapi uzmanıdır. Meslek örgütleri kapsamındaki görevleri arasında 2006-2010 yılları arasında, iki dönem Türk Psikologlar Derneği (TPD) Genel Başkanlığı, 2008 yılından itibaren “International Union of Psychological Science (IUPsyS) Yönetim Kurulu ve “Advanced Research Training and Seminars (ARTS)” programı yürütme kurulu üyeliği sayılabilir.


Prof. Dr. Elizabeth A. PHELPS

New York University
Bilişsel/ Nörobilim

Prof. Dr. Elizabeth A. Phelps, New York Üniversitesi’nde Psikoloji ve Sinirbilim profesörüdür.  Doktorasını 1989 yılında Princeton Üniversitesi’nden almış, 1999 yılına kadar Yale Üniversitesi’nde görev yapmıştır.  Bilişsel sinirbilim alanında önde gelen araştırmacılardan olan Prof. Dr. Phelps’in temel ilgi alanı duygular, hafıza, öğrenme, karar verme ve sosyal davranışların altında yatan beyin aktiviteleridir.  Özellikle insan amigdalasının işleviyle ilgili araştırmaları “çığır açıcı” olarak nitelendirilmektedir.  Prof. Dr. Phelps, bu konuları davranışsal, fizyolojik, beyin tarama, beyin lezyonları gibi çeşitli metodlarla araştırmış ve psikoloji ile sinirbilim dışındaki çeşitli alanlardan (örn., psikiyatri, ekonomi, fizik) araştırmacılarla işbirliğinde bulunmuştur.  Bu çalışmaları üst düzey uluslararası dergilerde yayınlanmaktadır.


https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Beyindeki Hayaletler : İnsan Zihninin Gizemlerine Doğru

Sinirbilimin Sherlock Holmes’u V. S. Ramachandran’ın bu kitabı, birçok nöroloji hastasının gerçek yaşam öykülerinden oluşuyor.

İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan “Bilinç nedir?”in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayışımız da yavaş yavaş değişmekte.

Sinirbilimin Sherlock Holmes’u V. S. Ramachandran’ın bu kitabı, birçok nöroloji hastasının gerçek yaşam öykülerinden oluşuyor. Ramachandran; hayalet uzuvlar, beden imgesi ve benliğin aldatıcı doğasına dair bulgularından bahsettiği bu kitabının her bölümünde okuru şaşırtıyor, ve birbirinden ilginç vakalar üzerinden insan doğası ve zihninin bizden sakladığı bazı yönlerini aydınlatıyor.

Omzunun üzerinden arkaya bakıp da kökeni hakkında sorular soran, bu kılsız ve çocuksu primatta kesinlikle tuhaf bir şey var. Daha da tuhafı, beynin başka beyinlerin nasıl çalıştığını keşfetmesi değil yalnızca, aynı zamanda kendi varlığıyla ilgili sorular da sormasıdır: Ben kimim? Ölümden sonra ne oluyor? Zihnimin kökeni beynimdeki sinir hücreleri mi? Eğer böyleyse, özgür iradenin amacı ne? İşte nörolojiyi büyüleyici yapan, bu soruların –beyin adeta kendini anlamak için mücadele etmektedir– özgün ve kendini yineleyen niteliğidir.

Yayınevi:   Boğaziçi Üniversitesi – Haziran 2011
ISBN:         9786054238514
Sayfa:        326 sayfa
Dil:             Türkçe
Türü:          Bilim-Teknik

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent ÖZTÜRK’ün çevirisiyle…
https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Dislekside Yeni Buluşlar

Okuma yazma zorluğu çeken, harflere takla attıran, matematikte fark edilemeyen sayılarla işlemler yapan, harfler ve sayıları değişik algılayan, konsantrasyonu azalan, öğrenme kalitesi bozulan, okuma korkusu sosyal fobiye dönüşen dahiler tanıyor musunuz? Tanıştıralım; Albert Einstein, Wolfgang Amadeus Mozart gibi dehalar.

Türkiye’de “Dahilerin Hastalığı olan : Disleksi” hakkında iki konferans düzenleyerek bu konuya dikkat çeken, Disleksi Uzmanı Psikolog İnci Özkoray disleksinin beynin sembolleri farklı algılaması ile oluştuğunu, kalıtımsal olduğunu belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünya nüfusunun % 15’inin disleksi ile yaşadığını vurgulanıyor.

Disleksi Uzmanı Psikolog İnci Özkoray; konuşma seslerini zihinde düzenleyebilmenin, sözcük listesini tekrarlayabilmenin, bir resim serisini adlandırmanın ilk bakışta çok basit eylemler olarak gözükebildiğini, fakat disleksi olan çocuklar için bunun zorlu bir mücadele olduğunun altını çiziyor. Bu zorlukların disleksinin üç temel belirtisini oluşturduğunu ve okumayı engellediğini belirtiyor. Disleksi hakkında yeni bir araştırma yapan Fransız araştırmacı Franck Ramus’un “NEURON” Dergisi’nde yayınlanan yazısına dikkat çekiyor.

Özkoray araştırmaya göre; “Şimdiye kadar, disleksinin farklı belirtileri arasında bağlantıların anlaşılamadı. Bu keşif patolojinin üç boyutunu tek bir sebep ile açıklayabilir, bu da sol işitme korteksinin fonksiyon bozukluğudur.” diyor. Yapılan araştırmada harflerin seslere dönüşme güçlüğünü daha iyi anlayabilmek için, 23 ü disleksi sorunu yaşayan 44 yetişkin grubuna, 10 – 80 Hz arasında değişen sesler dinletiliyor ve bu esnada beynin çalışması kaydediliyor. Sonuç olarak; disleksi olmayanlarda ses korteksinin normal çalıştığı, disleksilerde ise sol korteksin 30 Hz civarında daha az hassasiyet gösterdiği tesbit ediliyor. Franck Ramus, beynin sol bölgesinin dil analizinde uzmanlaştığını, sol korteksin bazı frekansları analiz etmekteki güçlüğünün beynin kelimeyi ünitelere bölerek harfleri bir araya getirmesini engellediğini söylüyor. Bu nedenle resimlere hızlı bir biçimde ad verememe, kısa süreli kelimelerin tekrarlarında zayıf bir hafıza
ortaya çıktığını açıklıyor.

https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png https://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.