Yetişkin Beyninin Sırları

Renkler, kokular ve hayatın detaylarını nesnel gerçekliğin ifadeleri olarak tanımlarız. Halbuki tüm bu ögeler dünyanın fiziksel bileşenlerinin algılarımıza çarpıp yansımasından başka bir şey değil. Bir şehri, havasını ve orada yaşanmış bir olayı nitelerken kullandığımız tüm sıfatlar öznellik taşır. Bu nedenle aynı yere bakan insanlar farklı şeyler görürken, aynı olayın doğurduğu tepkiler de farklı olur. Beynin işlemesi için sunulan fiziksel uyaran uzun ve bir o kadar da hızlı bir yolculuğun neticesinde algısal düzeye iner. Sistemin işleyişindeki sıradışı hız, algılanan ile gerçeğin birebir örtüştüğünü düşündürür böylece. Aslında gerçeklik bireysel bir kavramdır. Öyleyse daha net bir şekilde ifade edebiliriz ki; herkesin beyazı aynı beyaz değildir. İşte bu farkları yaratan beyinlerimizin iç düzenindeki farklar. Bu nedenle beyinlerimiz benzersiz ve tümüyle bize özel karakter sergiliyor. Karmaşık ve benzersiz bir organın sorunları da elbette daha fazla oluyor. Örneğin karaciğerimiz ciddi boyutlara varana kadar hiçbir problemini bize belli etmezken, beynimizde oluşan en ufak kimyasal ya da fonksiyonel değişimin ruhsal ve bedensel yansımalarını hemen görüyoruz. Bu nedenledir ki, beyin hâlâ üzerinde en çok düşünülen ve araştırma yapılan parçamız.

Barbara Strauch’ı yetişkin beyninin sırlarını incelemeye iten, beyne ilişkin gözlemlerinden çıkardığı sonuçlar. Ona göre, insan ömrünün uzamasıyla birlikte, yaşamımızın ortasında, artık bebek peşinde koşmadığımız ama koridorlardan tekerlekli sandalyeyle de geçmediğimiz uzun bir zamana sahip olduk. Bu değişimle birlikte orta yaş hak ettiği yere geldi. Hakkında kitaplar yazıldı, filmler çekildi ve çalışmalara girişildi. Ama bu yeni ilgiye rağmen orta yaşın bir yönünü ihmal etmeyi sürdürdük: Beyinlerimiz. Yaşın ilerlemesiyle fonksiyonel problemler çıkaran beyin, biz onunla ilgilenmeyi kestiğimizde daha büyük bir açmaza sürükleniyor. Aslında beynimiz orta yaşa girildikçe bizden uzaklaşmıyor sadece biraz daha ilgimize ihtiyaç duyar hale geliyor. Strauch bu kanıya aslında çok sonradan varıyor. Orta yaşın getirdiği zihinsel olumsuzlukları bizzat yaşayan yazar, güncel sinirbilimsel araştırmalarda yepyeni bir orta yaş beyni görüntüsünün çıktığını fark ediyor. Çıkan görüntü bu yaş grubuna bazı şeyler müjdeliyor: Orta yaşta beyin şaşırtıcı derecede becerikli ve yetenekli. Yine bu veriler ışığında orta yaştaki insanlar daha akıllı, sakin ve mutlu.

Bilimin ilerlemesiyle uzayan insan ömrü, orta yaşın başlangıcını git gide geciktiriyor. Bu doğrultuda, bireylerin gerek kendilerinden gerekse toplumun onlardan beklentileri artıyor. İlerleyen yaşla birlikte sorun yumağına dönüşmesi beklenen beyin artık çok daha fazla çalışmaya zorlanırken, verimini engelleyecek birçok stres faktörü de yaşama ekleniyor. Orta yaş ve ötesinde hangi işlevlerin gerilediği ve hangilerinin kapasitelerini koruduğu, hatta doruğa ulaştığı bakımından beyinlerimiz büyük bir çeşitlilik sergiliyor. Belleklerimizin bazı kısımları zayıflıyor. Ne var ki, insanlar, işler, mali durumlar gibi çevresel öğeler hakkında doğru yargılara varma yeteneğimiz güçleniyor. Beynimiz bağlantı modellerini yenilerken, durumlar arasındaki benzerlikleri anında fark edip çözümleri görmemizi sağlayan, iç içe geçmiş bilgi katmanları oluşturuyor.

Yaşam süresi beklentileri ne kadar artsa da bedenlerimiz yaşlanmaya devam ediyor. Diğer kısımlardan farklı olarak beynimizde ise zaman sürekli ileri gitmiyor. Birçok araştırma beyinlerimizin vücutlarımıza paralel oranda yaşlanmadığını ortaya koyuyor. Barbara Strauch, geçen yıllar içinde, aynaya baktığımızda gördüğümüz dramatik değişikliğin beynimizde aynı tabloyu sergilemediğini söylüyor. Bu tezini sinirbilimsel araştırmaların referansıyla açıklayan yazar hem kendine hem de bütün orta yaşlılara beynimizin eskimediği haberini veriyor.

Orta yaşlı beynin artık eskisi gibi olmadığı inkâr edilemez bir gerçek. İnsanlarda ve hayvanlarda yaşlanan beyni titizlikle inceleyen araştırmacılar, beynimizin işlemesini sağlayan kimyasallarda, örneğin dopamin gibi bizi hareket halinde tutan sinir ileticilerinde belirgin gerilemeler görüyorlar. Aynı zamanda sinir hücrelerinin iletişim kurduğu beyin dallarında da azalma oluyor. Beyinlerimiz, yaşımız ilerledikçe sessiz ve sürekli bir içsel sohbete giderek daha sık girdiği bir tür hayal kurma durumuna geçiyor. Söz konusu durumun varlığının doğrulanması ise beynin işleyişine ve yaşlanışına ilişkin en önemli keşiflerden biri sayılıyor. Orta yaş insanlarının gençliklerine oranla daha mutlu olduklarını söyleyen Strauch, yaşın ilerlemesiyle birlikte beyinlerimizin farklı biçimde çalıştığını, bununsa dünyaya daha olumlu bakmamıza kapı açtığını ifade ediyor.

Dünya orta yaşlı beyne olgun, hazır ve bütün olarak değil, küçülmekte, gerilemekte ve depresyondaymış gibi muamele edecek şekilde kurulmuş. Oysa gerçek hiç de korkulduğu gibi değil. Orta yaşlı bireyleri beyinleriyle iyi geçinmeye davet eden eser, beynin daha etkin çalışması ve daha genç kalması için yapılabilecekleri sıralıyor. Beynimizi geliştirdiğine ve dinç tuttuğuna inandığımız uygulamaların ne denli etkili olduklarını ve hangi yollarla bu etkilerini gerçekleştirdikleri, kitabın son bölümü olan Daha Sağlıklı Beyinler başlığı altında inceleniyor. Bu bölümde orta yaşlı bireylerin beyinleriyle nasıl barışabileceklerine dair önemli ipuçları okuyucuya sunuluyor.

Beynin karmaşık dünyasında yaptığımız yolculukta sinirbilim alanında icra edilen birçok güncel araştırmanın sonuçlarına “Yetişkin Beynin Sırları”nda ulaşıyoruz. Kendi hayatından da örnekler vererek beyne ilişkin yeni bilgileri okuyucuyla paylaşan Barbara Strauch, kolay okunan, anlaşılır ve esprili bir dil sunuyor eserinde. Bilimsel çalışmaları ve bulguları okumaktan kaçınan okuyucuların da ihtiyaçları böylece giderilmiş oluyor. Zira yazar her satırında ilgimizi çekmeyi başarıyor ve sıkılmamıza fırsat vermiyor.

“Yetişkin Beyninin Sırları”, Barbara Strauch, Çev: Sinem Gül, 248 s., Varlık Yayınları, 2012

Not: Bu yazı Remzi Kitap Gazetesi’nin Kasım 2012 sayısında yayımlanmıştır.

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Comments are closed.

 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.