Sevişen Beyin

Beyin evrilirken yaşamın devamlılığını korumaya yönelik birçok faktör öne çıktı. Bunlar otonom faaliyetlerin, motor aktivitenin optimum koşullarda var olmasını sağlayan adaptif ayrıntılardı. Peki ya sosyal düzenlemelerin bu sürece faydası oldu mu?

Hayatta kalma savaşı olarak adlandırabileceğimiz doğal seçilim sürecinde beyin şüphesiz patron rolü üstlenmiştir. Zira anatomik ve fizyolojik açıdan yetersizlikleri olan bireyler doğadan elenirken zihinsel faaliyetlerin gelişimi bireylerin seçilim basamaklarını atlamalarına yardımcı olmuştur. Fiziki koşulların zorlayıcılığı karşısında sadece mekanik uyum değil, davranışsal adaptasyon kalıplarının da geliştirilmesi biyolojik seçilimde beyin faaliyeti yüksek olanlara yaşama şansı tanıdı.

Evrimsel sürecin en önemli amacı hayatta kalmak ve türün devamlılığını sağlamak oldu. Hayatta kalmak, gerek anatomik gerek fonksiyonel yeterlilikler ile sağlanırken, türün devamlılığında önemli bir kavram ortaya çıktı: Eş seçimi.

Büyük bir kısmınız eş seçiminin farklı sosyal kriterler ve bireysel algılar üzerinden kendisine yol bulduğunu düşünürsünüz.

Size işin içinde milyonlarca yıldır süregelen evrimsel tarihin ve türün devamlılığı yönünde kodlanmış genetik birikimin olduğunu söylesem?

İşte bu eser neden şu anda başka biriyle değil de, “onunla” evli olduğunuza dair sizin bile bilmediğiniz gerçekleri aydınlatıyor.

Sevişen Beyin – Geoffrey Miller
NTV Yayınları

 

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Comments are closed.

 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.