Prof. Dr. Onur Güntürkün Leibniz Ödülü aldı

Biyoloji temelli Psikoloji alanının öncülerinden ve en önemli temsilcilerinden biri olan Prof. Dr. Onur Güntürkün’ü çoğumuz zaten tanıyoruz, henüz bilmeyenler için de fırsat bu fırsat diyelim. İki yıl önce Ermenistan’da katıldığım bir konferansta tanışma fırsatı da bulduğum Güntürkün; sade ve esprili üslubu ve örneklemeli anlatımıyla konferansa katılan herkesin klasik tanımla hem eğlenmesini hem öğrenmesini sağlamıştı.

Güntürkün, güvercin beyni ile insan beyni arasındaki işlevsel farklılıkların güvercin beynindeki sınırlı tabakalaşma sebebiyle güvercinler aleyhine fazlaca abartıldığını sunumuna getirdiği pasta dilimleri ile oldukça etkileyici bir biçimde anlatmıştı. Krema ve kek bölümleri ayrı ayrı seçilen dilimi basit bir insan beyni modeli olarak sunmuş, ardından aynı dilimi çatalıyla ezerek tabakalaşmayı (laminarizasyon) ciddi biçimde ortadan kaldırmış,  görece homojen bir  beyin modeline ulaşmış ve farklı beyinlerin benzer işlevler göstermek için aynı tabakalaşma oranına sahip olması gerekmediğini, güvercin beynindeki işlevsel organizasyonun pasta diliminin çatallanma sonrası haline daha çok benzediğini anlatmıştı. Boşuna etkili anlatım demiyorum, bakın dün gibi hatırlıyorum!

Prof. Dr. Güntürkün hakkında bugün yazmak istememin sebebine dönersek, Alman Araştırma Fonu (DFG) 6 Aralık 2012 tarihinde kendisinin 2013 yılı Leibniz ödülü sahiplerinden biri olduğunu açıkladı. Türkiye’de bu konu hakkında yayınlanmış haberleri yetersiz bulduğum için “Ulusal Bernstein Kompütasyönel Sinirbilim Ağı”  (National Bernstein Network Computational Neuroscience) internet sitesinde ödül hakkında yazılmış yazıyı dilim döndüğünce çevirerek aktarmak istiyorum. (Yeri gelmişken Funda Tan’a hem ödül hem de ödül hakkındaki yetersiz habercilik konusunda uyandırdığı farkındalık için teşekkür ediyorum.)

“Prof. Dr. Onur Güntürkün’ün çalışmalarının temel hedefi algı, düşünme ve eyleme geçme süreçlerine beynin nasıl aracılık ettiğini araştırmaktır. Geniş bir yelpaze oluşturan araştırma konuları arasında motor öğrenme, kaygı ve karar verme süreçleri, risk alma davranışı ve öpüşme gibi farklı konu başlıkları bulunuyor.  Psikoloji, biyoloji ve nöroanatomi alanlarının bir kombinasyonu olan sorularını  karşılaştırmalı davranışsal sinirbilim yöntemleriyle cevaplıyor. Örneğin, gelişmiş bir beyin korteksine sahip olmamalarına rağmen kuşların da primatlar gibi aynada kendilerini tanıyabildiklerini böylece benlik kavramı (self-concept) benzeri bir farkındalık geliştirdiklerini saksağanlar ile yaptığı çalışmalarıyla göstermiştir. Bulgularından yola çıkarak kuşların ve primatların önbeyinlerinin evrimsel süreçteki farklı yapılanmalarına rağmen, nörobiyolojik düzenlerinin ve davranışsal kapasitelerinin aynı noktaya yöneldiğini göstermiştir. Güvercin beyninin işlevsel asimetrisinin (insana benzer şekilde) araştırılmasını da içeren çalışmaları bir çok etkileyici yöntemsel yenilikler içermektedir.”

Prof. Dr. Onur Güntürkün’ün 2003 yılında Nature dergisinde yayınlanan “İnsan davranışı: baş-çevirme asimetrisinin yetişkindeki izi” (Human behaviour: Adult persistence of head-turning asymmetry) başlıklı, öpüşme sırasındaki baş-çevirme yönü tercihini evrimsel açıdan ele alan makalesine buradan ulaşabilirsiniz; etkileyici yöntemsel yeniliklerinden birine şahit olacaksınız.

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Comments are closed.

 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.