Category: Nöro-Fütürizm

Bir NÖRON da ben alabilir miyim?

İnsanlık olarak her şeyin sentetiğini yapıyoruz. Özellikle son dönemlerde görülüyor ki insanlar sağlıklarında karşılaşacakları olası kötü durumlara karşı vücutlarındaki parçaların bile sentetiğini yapmayı hedefliyorlar. Bilim dünyasında birkaç adım geriye gittiğimizde laboratuvar ortamında büyüyen minyatür beyinleri görebilmekteyiz. Minyatür beyinler demişken yeni hedef sentetik nöronlar.

Şu anda yürütülen tüm çalışmaların bize sunduğu verilere dayanarak mükemmel bir yapıya sahip olan sinir hücrelerimizin saniyede 1 trilyon bitlik sinyal iletimi yaptığı tahmin ediliyor. Evet ben de sizin gibi bu iletimi nasıl gerçekleştirdiklerini merak ediyorum. Bu iletimi gerçekleştirebilmek için nörotransmitter adı verilen kimyasalları kullanıyorlar. Nörotransmitterler, sinir hücreleri arasında ve sinir hücresinin bağlı bulunduğu diğer vücut hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasallardır. Tüm vücut fonksiyonları için sinirler arası sinyal iletimi gerekir. İşte bu zorlu sürece nörotransmitterler eşlik ediyor.

Nörolojik bir hastalığın tedavi süresince yapılabilen tek şey, hücreler arası sinyali oluşturmak için elektrik uyarılarını kullanmak ve iletim için gerekli olan kimyasalları vücuda  dışarıdan göndermektir.

Son dönemde, İsveçli biliminsanları tıpkı gerçeği gibi görevini yerine getirebilen sentetik nöronlar üretmeyi başardılar! Şaşırtıcı bir şekilde, bu yapay nöron, esas nöronların sinyal iletimi fonksiyonlarını yönetebiliyor ve diğer gerçek insan hücreleri ile bağlantı kurabiliyor. Ama bu sentetik nöron fikrinin arkasında kolayca ispatlanandan daha fazlası var.

Ekip ürettikleri yapay nöronları gelecekte gerçekten yaraların iyileşmesinde, organ üretiminde ve hastalıkların tedavisinde bir araç olarak kullanabileceklerine inanıyorlar. Bilim dünyasına damga vurabilecek bu çalışmanın, protez endüstrisini de geliştirmesi beklentiler arasında.

Sahip olduğumuz sinir hücreleri ya da sinirler, diğer hücrelere bilgi aktarımı için özelleşmiştir. Bu hücreler bağlantı için, kimyasal sinyalleri oluşturur ve nörotransmitterler aracılığı ile hücreler arası küçük boşluklara sinapslar üzerinden iletir. Bu sinir iletimleri bir sinir hücresinden diğerine sinaps denilen hücreler arası bağlantı noktaları yoluyla aktarılır. Aktarılan bu kimyasallar da, komşu hücre tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülür. İşte bu görevleri yerine getirebilen, İsviçre Karolinska Ensitüsü tarafından iletken moleküller ya da polimerleri kullanarak ürettikleri bu nöronları insan vücuduna göndermeyi hedefliyorlar.

Nörolojik hastalıkların tedavisinde umut olan bu hedef geçmişte başlatılan sentetik beyin üretme çalışmalarının daha etkili yürütülmesine de olanak sağlayacak gibi görünüyor. Bu bağlamda yürütülen, “BLUE BRAIN PROJECT” çalışmasının sentetik fare beynini ürettikten sonra akıl hastalıkları tedavisinde kullanılabilmek amacıyla yürütülen sentetik insan beyni üretme çalışmalarının bilim dünyasında oluşturduğu heyecan daha bitmeden sentetik nöronların üretilmesi, bu projeyi yürütenlerin yapay insan beyni üretme süreçlerini de hızlandıracak gibi gözüküyor.

Referanslar ve İleri Okuma

  • http://www.kurzweilai.net/blue-brain-project-accurately-predicts-connections-between-neurons
  • http://news.cision.com/karolinska-institutet/r/artifical-neuron-mimicks-function-of-human-cells,c9796303
  • http://www.iflscience.com/brain/scientists-create-artificial-neuron-functions-real-thing

Yazan: Muhammet Mustafa Öztürk

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Nöro-Bilim Kurgu : Zihin Yükleme

Değerli Can’ la sohbet ederken bana hiç duymadığım bir terimden bahsetti: Zihin yükleme (mind uploading). İlk etapta bilimkurgusal bir konu gibi geldi ve imkan dahilinde görmedim. Ne var ki bir şekilde merak geliştirmeye başlayıp, konuyu araştırmaya yönelme ihtiyacı hissettim. Çünkü eğer bu düşünce bir gün gerçekleşecek olursa bizlere çok büyük bir şey vaat ediyor: Ölümsüzlük!

Sanırım bu herkesin onu merak etmesi için fazlasıyla yeterli bir gerekçe.

Zihin Yükleme

Tüm beyin emülasyonu ya da zihin yükleme bir beynin biyolojik olmayan bir yüzeye (bir elektronik düzeneğe) aktarılmasına verilen ad. Bu varsayımsal süreç beynin taranması ve haritalanması sonrası tüm sinirsel verinin bir bilgisayar devresine kopyalanması esasına dayanıyor. Bu bilgisayar davranışsal, algısal ve pratik açılardan beynin çalışma şeklini taklit edecek bir simülasyon sistemine sahip. Üç boyutlu anatomik vücut simülasyon modeli tarafından desteklenen düzenekte çalışan beyin simülasyonu sanal bir dünyanın bir parçası gibi davranıyor. Buna alternatif olarak beyin simülasyonu insansı bir robota ya da bir biyolojik vücuda bağlanarak da çalışabiliyor.

Zihin yükleme bazı bilim adamları tarafından varsayımsal ve fütüristik olarak değerlendirilmekte. Teknolojik olarak bir gün gerçekleşebileceğine inananların sayısı azımsanamayacak kadar. Beyin kopyalamak ve onu sanal bir gerçekliğin içinde yaşatmak ya da kendimiz gibi yaşar ve hissederken tümüyle elektronik bir beyin ve mekanik bir vücuda sahip olmak şu an için hayal gibi görünüyor. Zihin yükleme konusuna olumlu bakan bilimciler ise süper bilgisayarların, beyin-bilgisayar ara yüzlerinin, beyin haritalama tekniklerinin ilerlemesi ile beyin fonksiyonlarının tamamen anlaşılacağı ve elektronik ortama aktarılabileceği günleri beklemekteler.

İnsan beyni yaklaşık yüz milyar nöron içeriyor. Bu nöronlar birbirleriyle aksonlar ve dendritler aracılığıyla iletişim halinde. Sinaptik bağlantılar, nöromediyatör kimyasallar ve birçok özelleşmiş mekanizma ile taklit edilmesi olanaksız görünen bir sinirsel ağ karşımızda iken bir nörobilimcinin zihin yükleme kavramına sıcak bakması elbette çok kolay değil. Ancak bu teknolojik atılımın gerçekleşmesi ihtimalinde bizlere sağlayacağı kuramsal yararlar bugüne kadar bilimin hedeflediklerinle kıyaslanamayacak boyutta. Bu yararları sıralamak gerekirse ölümsüzlük, kendi kendini yenileyebilen ve geri yüklenebilen yaşamlar, daha hızlı düşünebilen ve öğrenebilen beyinler, aynı anda birden fazla deneyimi yaşayabilme yetisi sayılabilir.

Konuyla ilgili çalışmaların Nevada Üniversitesi’ nde 2007 yılında ciddi olarak ele alındığı bilinmekte. IBM tarafından desteklenen Blue Brain projesi memeli kortikal kolonunun bir bilgisayar simülasyonunu yaratmak üzerine odaklanmış durumda. Çalışma için IBM’ in bir süper-bilgisayarı kullanılıyor. Yine aynı amaçla hareket eden birkaç organizasyon beynin ölümsüzlüğünü ilan edecekleri gün için sabırsızlıkla proje üretmeye devam ediyorlar.

Zihin yükleme kavramı için özetle şöyle denebilir ki; tüm algınız, duygularınız, anılarınız ve sizi siz yapan diğer her şey bir mikroçipe sığdırıldı ve bu istediğiniz şekilde tasarlanmış bir sanal evrende istediğiniz şekilde konumlandırıldı ya da sonsuza dek tamamen yenilenebilir bir robotik vücuda entegre edildi. İşte bu gerçekleştiğinde vücutların bütün ve sağlıklı kalabilmesi için durmaksızın araştırma ve uygulama yapan tıp bilimine ihtiyaç kalmayacak. Hastalık ve ölüm kavramları ortadan kalkacak.

Projeler şu an için her ne kadar imkânsız gibi görünse de kesin biçimde reddetmek yerine daha esnek yaklaşmak gerektiği kanısındayım. En azından sonsuz ve mutlu bir hayatın hayalini kurmaya bilim insanlarının da hakkı olduğunu düşünüyorum.

Bir hocamın sürekli söylediği gibi;
“Tıpta ve aşkta kesinlik yoktur”.

 

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.