Category: Nöro-Edebiyat

Sevişen Beyin

Beyin evrilirken yaşamın devamlılığını korumaya yönelik birçok faktör öne çıktı. Bunlar otonom faaliyetlerin, motor aktivitenin optimum koşullarda var olmasını sağlayan adaptif ayrıntılardı. Peki ya sosyal düzenlemelerin bu sürece faydası oldu mu?

Hayatta kalma savaşı olarak adlandırabileceğimiz doğal seçilim sürecinde beyin şüphesiz patron rolü üstlenmiştir. Zira anatomik ve fizyolojik açıdan yetersizlikleri olan bireyler doğadan elenirken zihinsel faaliyetlerin gelişimi bireylerin seçilim basamaklarını atlamalarına yardımcı olmuştur. Fiziki koşulların zorlayıcılığı karşısında sadece mekanik uyum değil, davranışsal adaptasyon kalıplarının da geliştirilmesi biyolojik seçilimde beyin faaliyeti yüksek olanlara yaşama şansı tanıdı.

Evrimsel sürecin en önemli amacı hayatta kalmak ve türün devamlılığını sağlamak oldu. Hayatta kalmak, gerek anatomik gerek fonksiyonel yeterlilikler ile sağlanırken, türün devamlılığında önemli bir kavram ortaya çıktı: Eş seçimi.

Büyük bir kısmınız eş seçiminin farklı sosyal kriterler ve bireysel algılar üzerinden kendisine yol bulduğunu düşünürsünüz.

Size işin içinde milyonlarca yıldır süregelen evrimsel tarihin ve türün devamlılığı yönünde kodlanmış genetik birikimin olduğunu söylesem?

İşte bu eser neden şu anda başka biriyle değil de, “onunla” evli olduğunuza dair sizin bile bilmediğiniz gerçekleri aydınlatıyor.

Sevişen Beyin – Geoffrey Miller
NTV Yayınları

 

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Nörobilim Felsefesi Üzerine

Yaşamlarımızın bir anlamı var mı? Bu sorunun cevabına duyduğumuz merak bizi felsefeye yaklaştıran ilk güdü. Birbiri ardına bitmeksizin sıralanan sorular cevaplarıyla ancak felsefede buluşabilirler. Bilimi anlamada felsefenin vazgeçilmezliği var oluşumuzun kökenini yorumlamak için gereken soruları sormamızı sağlıyor. Bu noktada var oluşumuza ait cevapları bilim felsefesinde bulabilmekteyiz.

Maddeyi tanımlamaya giden yolda rasyonalitenin doğadaki yerinin belirlenmesi gerekliliktir. Zira maddeye ulaşırken takip edilecek yol -çıkış noktası her ne kadar metafizik de olsa- rasyonalite üzerinden geçmektedir. Mananın tanımını nörobiyolojik ve felsefi olarak yapmak ise onun madde ile ilişkisini kavramanın temel şartlarından biridir. Saffet Murat Tura eserini “kartezyen metafizikle yapılan materyalist bir hesaplaşmanın ürünü” olarak adlandırıyor. Madde ve Mana’ da rasyonaliteden sapmadan metafizik soruların yanıtlarını arıyoruz. Manayı kavramaya yönelik tanımlar sunan yazar parça ve bütün arasındaki bağı inceleyerek “mana” ifadesinin zihninizdeki resmini netleştiriyor.

Yazar evrimi ve diyalektik materyalizmi, hermeneutiği, doğa bilimlerini ve metafiziği kullanarak mananın maddesel sahibini ya da sahipsizliğini sorguluyor. Bu sorgulama engin bilgisi ve güçlü anlatımı ile birleşince bilime ve felsefeye ilgi duyan, soru sormayı seven okurlar için muazzam bir kitap çıkıyor ortaya. Genç nörobilimcilere bilim felsefesi üzerine dersler de veren Tura geleceğin bilim insanlarına geniş ufuklar kazandıracak bu armağanı ile bilim felsefesi kitaplığınıza eşsiz bir yerli eser kazandırıyor.

Madde ve Mana : Saffet Murat Tura – Metis
Kitabın ayrıntılı bilgisine ulaşmak için tıklayınız

 

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.