Kararınızı Verdiniz mi?

Tercihler bireylerin hayatını şekillendiren temel öğelerden. Sadece insan değil, bilişsel işlevlere sahip tüm karmaşık canlılar, bir şekilde, tercihlerinin kendilerine çizdiği yolu izleyerek yaşamlarını sürdürüyor. Tercihler bazen uzun düşünsel süreçlerin ardından şekillenirken, özellikle temel varoluşsal aktivitelerde karar verme süresi çok da kısalabiliyor. Kimi zaman karmaşık bir gelecek beklentisinin izlerini taşırken, detaylı düşünmeyi gerektirmeyen ve aniden şekillenen seçimlerimiz de olabiliyor. Evrimsel süreçte verilen hayatta kalma mücadelesinde, kazanma/kaybetme durumunu ve bir bakıma yaşamsal “kaderi” çok kısa sürede, belki de saliseler içinde verilen kararlar belirlemiş olabilir.

En basitinden karmaşığına, hemen her canlının karar verdiğini ve eylemsel anlamda kararlılığını devam ettirme eğilimi gösterdiğini söylemek pek de hatalı olmaz. Karar verme süreci, öğrenilmiş bilginin deneyimsel çıkarımların mevcut durumla örüntüleştirilmesi ve en “faydalı” seçeneğin saptanmasını içerebileceği gibi, güdüsel/dürtüsel itkilerin şekillendirdiği “rastgele” bir süreç olarak da ortaya çıkabiliyor.

Karar vermenin altında yatan prosesleri anlamak için insanlar ve insan dışı hayvanlar üzerinde birçok araştırma gerçekleştiriliyor. İnsan üzerinden ilerlediğimizde, karar vermenin oldukça karmaşık bir mekanizmanın ürünü olduğunu ve birçok bileşenin etkisinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu noktada, karmaşık karar verme mekanizmalarının hangi faktörlerin etkisinde şekillendiğini saptamak oldukça önem kazanıyor.

Sosyal grup kararları etkiliyor

Ait olunan sosyal grup, inanç ya da yaşam disiplini, bireylerin kararlarını yönlendiren önemli faktörlerden kabul ediliyor. Fiske ve Harris’in çalışmalarında, farklı sosyal gruplardaki bireylerin, ileride verecekleri kararlarını etkileyebilecek farklı emosyonel tepkiler ürettiklerini görebiliriz. Bireylerin emosyonel eğilimlerinin sosyal etkilenime açık olduğu düşüncesinden yola çıkarak, bu eğilimlerin yönlendirdiği kararlarda gerek ait olunan sosyal grubun gerekse onu oluşturan tüm öğelerin etkili olduğunu söyleyebiliyoruz. Karar verme mekanizmaları üzerinde rol oynayan ya da oynadığı düşünülen yüzlerce etmen, farklı düzenekler altında insanlara verilerek karar verme mekanizmalarının işleyişi nöral düzeyde inceleniyor. Kararı etkileyen faktörler arasında dini inanışlar, ekonomik faktörler, bireyin benlik algısı, değer yargıları, ahlak perspektifi ve daha birçok etmeni saymak mümkün. Ne var ki, evrimsel nörobilim kapsamında karar mekanizmalarını incelemek isterseniz bunu karşılaştırmalı kognitif bilime tutunarak yapmak en etkin ve heyecan verici yol.

Karşılaştırmalı sinirbilim araştırmalarından bahsederken, sinirbilimsel mekanizmaların türler arası mukayesesine dayalı değerlendirilmesini kast ediyoruz. Karar verme proseslerini türler arası düzlemde incelemek bizi proses üzerine etkiyen bileşenlerin önemli bir kısmından uzaklaştırarak rahatlatıyor. Zira türler arası incelemede söz konusu mekanizmaya etkidiği düşünülen moral, kültürel ve diğer soyut bileşenler büyük ölçüde silikleştirilebiliyor ve karar verirken bireyi (insan ya da insan dışı hayvan) temelde neyin etkilediğini saptamaya odaklanıyoruz.

 

Kararlar her zaman bireysel olmuyor

Karar verme mekanizmalarından bahsederken çoğunlukla bireysel kararları değerlendiriyoruz. Ne var ki, özellikle hayvanlarda türün devamlılığını korumaya yönelik güçlü bir toplu karar verme eğilimi gözlemliyoruz. Toplu karar ya da ortak karar derken bir grubun -bireysel eğilimlerinin üzerinde- bir yönelimle, ortak bir karara varması ya da ortak bir uygulamaya katılım göstermesini kast ediyoruz. Ortak karar bir durum karşısında iki ya da daha çok seçenekten birine toplu olarak yönelme şeklinde kendini gösteriyor. İnsanların küçük gruplar halinde ortak kararlar aldığını ya da seçim ve benzeri demokratik uygulamalarla ortak kararlarını çok geniş kitleler halinde görünür kıldıklarını biliyoruz. İnsan dışı hayvan türlerinde de ortak kararların görülme sıklığı oldukça fazla. Memelilerden, kuşlara ve insektlere kadar birçok türün kitlesel olarak gerçekleştirdikleri yer değişiklikleri, ortak karara verilebilecek en iyi örneklerden. Sözlü iletişim kurmayan (ya da öyle olduğunu düşündüğümüz) hayvanların toplu kararlar verebilmeleri bizi “Nasıl bir iletişim yolu kullanarak ortak karara varıyorlar?” gibi sorulara yöneltiyor.

Kararı deneyimliler veriyor

Göçmen kuşların takip ettikleri göç yolları, hayvanlar arası ortak karara verilebilecek iyi örneklerden. Kuşların göç davranışlarında kararın kim tarafından belirlendiği ya da karar üzerinde kimin daha etkili olduğu kesin olarak belirlenmiş bir bilgi değil. Ne var ki, göç hareketlerinde deneyimli bireylerin diğerlerine oranla ortak kararlar üzerinde daha baskın olduğunu biliyoruz. Bazı türlerde ise bunun tersine de rastlamak mümkün. Örneğin, Columba livia güvercinlerinin göç için oluşturduğu kümelerin büyüklüğü, birçok bireyin katkısıyla alınan karara göre değişiklik göstermekte. Göç kümesi büyüklüğü, ortak kararı paylaşan birey sayısının da o ölçüde fazla olduğunun bir ispatı olarak değerlendiriliyor.

Kuşların göç davranışlarında ortak kararın hangi mekanizma ile alındığı tam olarak bilinmese de bireysel yönelim farklılıklarının grup kohezyonu tarafından baskılandığı düşünülüyor. Bireyler arasındaki uzlaşmada, komşunun etkisi ile bireysel tercihin gruptaki çoğunluğun kararına göre şekillendiği bir düzenek rol oynuyor.

Bizleri kararlarımız yaşatıyor

Karar vermenin evrimsel süreçte sağ kalımı borçlu olduğumuz önemli unsurlardan olduğunu belirtmiştik. Varoluşsal düzeyde türlerle paylaştığımız gıda ve üreme gibi ihtiyaçlar aslında karar verme sürecinden direkt etkilenen durumlardır. Beslenme ve üreme, hayatta kalma ve türün devamlılığı için esas olduğuna göre, bugün dünya üzerinde varlığımızı sürdürebilmemizi milyonlarca yıldır verilmiş sayısız karara borçlu olduğumuzu söyleyebiliriz.

 

Kaynaklar:

  • Conradt, L. and Roper, T.J. (2000) Activity synchrony and social cohesion: a fission–fusion model. Proc. R. Soc. Lond. B Biol. Sci. 267, 2213–2218
  • Schuez, E. (1971) Grundriss der Vogelzugkunde, Parey
  • Wagner, G. (1975) Zur Frage des Flugfuehrens in heimkehrenden Brieftaubengruppen. Zeit. Tierpsychol. 39, 61–74

 

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Comments are closed.

 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.