Beynimizde Aşk ve Nefret Arasındaki İnce Çizgi

 

Hepimiz aşık olmaya eşlik eden belirsiz hislere aşinayızdır. Siz ve partneriniz duygusal olarak bağlanır, desteklenir ve tamamlanırsınız. Aşk karmaşık ve uzun bir yolculuktur fakat bilimadamları spesifik bir nöropeptid olan oksitosinin daha kur yapma esnasında yani siz henüz yolculuğun başındayken bu hisleri başlattığını bulmaktadırlar.

Aslında geçtiğimiz birkaç onyılda araştırmacılar oksitosini aşk hormonu olarak adlandırmışlardır ve bunun salınımını insanları birbirine bağlayan bir yapıştırıcı olarak görmüşlerdir. Oksitosinin aşık edici etkisi sadece romantik aşka özel değildir. Bunun yanında farklı toplumsal ilişki şekillerinde de etkileri gözlenebilir. Hamilelik ve doğum esnasında anne-bebek bağlanmasını kuvvetlendirecek şekilde de doğal yollarla oksitosin salınımı yapılır. Ayrıca doğum sırasında oksitosin salınmasının uterus kasılmasını sağlayarak doğumu kolaylaştırdığı ve doğum sonrasında da memelerden sütün fışkırmasını sağlayarak emzirmeyi kolaylaştırdığı bilinmektedir.

Erkeklerlere oksitosin verildiğinde ise, birtakım sosyal defisitlere sahip olan erkeklerde güven ve anlayış artışı hatta empati kurma becerilerinde gelişme bulunmuştur. Bununla birlikte oksitosin bilimadamlarının dediği gibi en çok bizi tek eşli olarak partnerimize bağlı tutma özelliği ile bilinir.

Ama oksitosin gerçekten de sosyal yaşamın üzerine serpilmiş bir tatlandırıcı mıdır? Yakın tarihli bulgular öyle olmadığını söylüyor. Oksitosin değer verdiğimiz insanlarla aramızda pozitif duygular ve sosyallik oluştursa da bunun yanında yakın olmadığımız insanlara karşı negatif görüşlere ve davranışlara sebebiyet verebilir. Sosyal Psikoloji araştırmaları gösteriyor ki insanlar kendi sosyal çevrelerindeki kişilere karşı kayırmacı bir tavırla yaklaşırken, yakın çevrelerinden olmayan insanlara karşı dışlayıcı yaklaşım gösteriyorlar. Nihai sonuç olmamasına rağmen yakın zamanlı bulgular oksitosin verilen erkeklerin sadece grup içi kayırmacılıklarının değil bazı durumlarda grup dışındaki insanlara karşı savunmacı tutumlar sergilediğini de göstermiştir.

Etnik merkezciliğin sebep olabileceği zulümler göz önüne alındığında ve oksitosin salınımının grup içi yanlılık da yaratacağı düşünüldüğünde oksitosinin hala beynin güzel aşk kimyasalı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Referanslar

Kosfeld, M., Heinrichs, M., Zak, P., Fischbacher, U., & Fehr, E. (2005). Oxytocin increases trust in humans Nature, 435 (7042), 673-676 DOI: 10.1038/nature03701

Bartz, J., Zaki, J., Bolger, N., Hollander, E., Ludwig, N., Kolevzon, A., & Ochsner, K. (2010). Oxytocin Selectively Improves Empathic Accuracy Psychological Science, 21 (10), 1426-1428 DOI: 10.1177/0956797610383439

De Dreu, C., Greer, L., Handgraaf, M., Shalvi, S., Van Kleef, G., Baas, M., Ten Velden, F., Van Dijk, E., & Feith, S. (2010). The Neuropeptide Oxytocin Regulates Parochial Altruism in Intergroup Conflict Among Humans Science, 328 (5984), 1408-1411 DOI: 10.1126/science.1189047

De Dreu, C., Greer, L., Van Kleef, G., Shalvi, S., & Handgraaf, M. (2011). Oxytocin promotes human ethnocentrism Proceedings of the National Academy of Sciences, 108 (4), 1262-1266 DOI: 10.1073/pnas.1015316108

Yazar: Melis Demircioglu

http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://norobilim.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png

Comments are closed.

 

Please log in to vote

You need to log in to vote. If you already had an account, you may log in here

Alternatively, if you do not have an account yet you can create one here.